2019 VEREM HAFTASI - VEREM (TÜBERKÜLOZ)
2019 VEREM HAFTASI - VEREM (TÜBERKÜLOZ)

Verem Hastalığı (Tüberküloz) insandan insana hava yolu ile bulaşan ve akciğerler başta olmak üzere tüm organları tutabilen bir enfeksiyon hastalığıdır. Enfeksiyon etkeni “Mycobacterium tuberculosis” isimli basil yapısında bir bakteridir. Tüberküloz basili tüm dünyada yaş, cinsiyet, sosyo-ekonomik durum farketmeksizin herkeste hastalığa sebep olabilir.

Uygun ve yeterli süre tedavi ile tam iyileşme sağlanırken, tedavi edilmez veya eksik tedavi edilirse hastalık ilerleyip ölümcül olabilir. Verem hastalığı önlenebilen ve tedavi edilebilen bir hastalık olmasına rağmen dünya genelinde ölümlerin en sık görülen 10 sebebinden biridir.

Verem hastalığına karşı toplumun bütün kesimlerinin dikkatinin çekilmesi amacıyla ülkemizde her yıl Ocak ayının ilk Pazar günü ile başlayan hafta (bu yıl 06-12 Ocak 2019 tarihleri arası) “Verem Eğitim ve Propaganda Haftası” olarak belirlenmiştir.

Verem Hastalığının Etkeni ve Bulaşma Yolları:

Verem Hastalığının etkeni “Mycobacterium tuberculosis” bakterisidir. İnce uzun yapıda bir bakteri olduğu için “Verem basili” olarak adlandırılır. Çevresel şartlara dayanıklı bir basildir. Uzun sürede ve oksijenli ortamda çoğalır. Bu sebeple bakteriyi çoğaltarak saptanır hale getiren mikobakteri/tüberküloz kültüründe 2-8 hafta arasında ürer. Bakteri, hücre duvarı özellikleri sebebiyle aside dirençli boyanabilme özelliğindedir. Hastalardan alınan örnekler yeterli sayıda basil içeriyorsa aside dirençli boyama yöntemleri ile direkt olarak örnekte asidorezistan verem basilleri (ARB) mikroskop ile görülebilir.

Verem basilinin kaynağı, tedavi almamış veya düzenli tedavi görmeyen aktif akciğer ve gırtlak (larinks) veremi olan hastalardır. Basil hava yolu ile bulaşır. Aktif akciğer tüberkülozlu hastaların öksürme, hapşırma veya tükürmesi ile ortama yayılan mikrobun solunum yolu ile alınması sonucu bulaşır. Bir miktar basilin solunması ile bulaşabildiği söylense de sokakta, otobüste kısa süreli maruziyetle bulaşma ihtimali çok düşüktür. Sıklıkla iyi havalandırılmayan kapalı ortamlarda uzun süreli maruziyet ile bulaşma görülür dolayısıyla verem hastası kişi ile yaşayan aile bireyleri ve yakın iş arkadaşları daha büyük risk altındadır. Tedavi edilmeyen her hasta yılda 10-15 kişiye hastalığı bulaştırabilir. Balgam yayması (ARB) pozitif bulunan ve akciğerinde kavitesi olan hastalar daha fazla basil saçarlar. Bakteri ile enfekte olmuş fakat bakteriyi vücutlarında sessiz halde taşıyan, aktif verem hastası olmayan vakalara “latent tüberküloz” denir ve bu kişiler bulaştırıcı değildirler.

Basil kaynağı ile karşılaşma süresi, ortamın genişliği ve havalanması bulaşmada önemlidir. En çok hastanın aile bireylerine ve yakın çalışma arkadaşlarına bulaşma olur. Tedavi ile basil sayısı kısa sürede azalır ve tedavi gören hastaların çoğunda ortalama 2-3 haftada bulaştırıcılık kaybolur.

Tüberküloz Enfeksiyonu… Latent Tüberküloz ve Aktif Tüberküloz Hastalığı:

Tüberküloz basili ile enfekte olan herkes aktif tüberküloz hastası olmaz. Basil vücuda girdikten sonra aylar hatta yıllar boyunca hastalığa yol açmadan uyku halinde kalabilir. Kişilerin savunma sistemi basili çevreleyip hapsederek enfeksiyon sessiz şekilde tutulur. Aktif tüberküloz hastalığı olmadan sessiz şekilde basili taşımaya “Latent tüberküloz enfeksiyonu” denir. Aktif enfeksiyondan farklı olarak Latent enfeksiyonda kişiler belirti vermez (asemptomatik), çoğu zaman enfekte olduklarını bilmezler ve bulaştırıcı da değildirler. Bu durumdaki hastaları saptamak için tüberkülin deri testi (PPD) veya interferon gamma salınım testi (Quantiferon) yapılır. Latent enfeksiyonlu bireyleri saptamak ve aktif hastalığa dönüşmesini engellemek için önleyici tedavi verilebilir.

Yeni enfekte olan bireylerin az bir kısmında veya Latent enfeksiyonun ilerlemesi veya tekrar aktive olmasıyla “Aktif Tüberküloz” hastalığı gelişir. Latent enfeksiyondan aktif tüberküloz hastalığı gelişmesi için çeşitli riskler, medikal durumlar, immun sistemi baskılayan ilaç veya hastalıklar gibi faktörler bulunabilir. Aktif tüberküloz hastalığında tüberküloz basili kişinin bağışıklık sistemini alt ederek kontrolsüz çoğalmaya başlar. Çoğunlukla akciğer hastalığı olarak görülse de akciğer zarları, lenf bezleri, kemikler, böbrekler, beyin zarı gibi vücudun herhangi bir bölgesini etkileyebilir. Hastalanan organlarda ağır bir iltihap olur, erimeler görülebilir. Organların çalışması bozulur. Aktif tüberküloz hastalığı tedavi edilmediği sürece, tuttuğu organda ya da organlarda hasar yapan ve giderek artan hasarla öldürücü olabilen ciddi bir hastalıktır.

Tüberküloz tanısı nasıl konur?

Hastanın yakınmaları ve akciğer film bulguları ile tüberküloz hastalığından şüphelenilir.

Hastalarda sık görülen yakınmalar şunlardır:

  • İki haftadan uzun süren öksürük,
  • Ateş, gece terlemesi,
  • Göğüs ağrıları,
  • İştahsızlık,
  • Zayıflama (kilo kaybı), çocuklarda kilo alamama,
  • Halsizlik,
  • Kan tükürme.

Yakınmalar genellikle hafif başlar ve yavaş ilerler. Bu nedenle, birçok hasta doktora başvurmakta gecikir. Bazıları da yakınmalarını sigara ya da başka nedenlere bağlayabilir. Doktora başvurunun gecikmesi, yanlış tanı ve tedaviler ile akciğerler ya da tutulan diğer organlarda zarar artar, hastalık ilerler,aynı zamanda kişiler çevrelerine mikrop saçmayı sürdürürler. Özellikle öksürük ve diğer yakınmaları olan hastaların gecikmeden verem savaşı dispanseri ya da göğüs hastalıkları uzmanına başvurmaları gerekir.

Şüphelenilen hastalarda kesin tüberküloz tanısı mikroskopta basilin gösterilmesi (ARB) ve beraberinde tüberküloz kültürü ile basilin besiyerinde üretilmesi ile konur. Mikroskop ile örnekte basil incelenmesi (ARB testi) tanı koydurucu olmakla beraber hastalığı ekarte ettirmek açısından güvenilir bir test değildir. Daha güvenilir bir test sonucu için mikroskop inceleme ve tüberküloz kültürünün birlikte yapılması önerilir.

Son yıllarda moleküler testler (örn: GeneXpert MTB/RIF) de verem hastalığı tanısında kullanılmaktadır.

Aktif tüberküloz hastalığı olmadan sessiz şekilde basili taşıyan “Latent tüberküloz” enfekte kişilerin tanısı için de tüberkülin deri testi (PPD) veya interferon gamma salınım testi (Quantiferon) yapılır.

Tüberküloz nasıl tedavi edilir?

Latent tüberküloz enfeksiyonlu kişilerin %10’u ilerleyen dönemde aktif tüberküloz hastası olmaktadır. Bu risk HIV ile enfekte bireylerde, şeker hastalarında veya bağışıklık sistemini baskılayan diğer hastalıklar da daha da yüksektir. Bu sebeple özellikle yüksek risk grubundaki latent tüberküloz enfekte bireylerin tedavi edilmesi ve aktif tüberküloz hastası olmaları engellenmelidir. Tedavi için 2 farklı tüberküloz antibiyotiği ile uygulanan farklı tedavi rejimleri uygulanabilir.

Aktif tüberküloz hastalarının tedavisinde dört değişik tüberküloz antibiyotiği kullanılmaktadır. Verem mikrobu, diğer mikroplara göre çok daha yavaş çoğaldığından, ilaçları uzun süre kullanmak gerekir. Tedavi süresi en az altı aydır. Bazı özel durumlarda ilaçları kullanma süresi uzatılabilir. Yeterli süre tedavi almayan hastalarda hastalık tekrarlayabilir. İstirahat, özel beslenme, iklim ve psikolojik destek gibi unsurların tüberküloz tedavisinde çok önemli olmadığı gösterilmiştir. Uygun ilaçların yeterli süre kullanılması ile hastaların neredeyse hepsi başarıyla tedavi edilebilmektedir. Hastayı iyileştiren tedavi, hastanın sağlığı yanında toplum sağlığı açısından da son derece önemlidir.

Tüberküloz antibiyotikleri ile kombine tedavi, bulaşıcı bir hastalık olan veremle savaşın en önemli yöntemidir. Bu nedenle, tedavinin düzenli sürdürülmesi ve tamamlanması zorunludur.

İlaca dirençli tüberküloz nedir ve nasıl tedavi edilir?

Tüberkülozda ilaç direnci, tüberküloz mikrobuna etkili olan ilacın artık etki etmemesidir. Nedeni, yanlış ilaçlarla veya eksik ilaçlarla tedavi yapılması ya da tedavinin düzenli kullanılmaması, kimi zaman da erken kesilmesidir. İlaca dirençli tüberküloz olup olmadığını saptamak için kültürde üretilen tüberküloz basiline “ilaç duyarlılık testi” yapılması gerekir.

İlaca dirençli tüberkülozu olan hastalar da tedavi edilebilir. Ancak bu hastaların tedavisi; daha uzun (24 ay kadar) sürer, daha çok yan etki oluşturur, yaklaşık 150-500 kat daha pahalıdır ve bazen ameliyat da gerekir, bu nedenle ciddi bir sorun oluşturur.

İlaç direnci olmayan hastalar bütün dispanserlerde ücretsiz tedavi edilebilir; dirençli hastaların tedavileri ise sadece bu konuda uzmanlaşmış eğitim tipi göğüs hastanelerinde yapılmaktadır.

Türkiye’de Tüberküloz ile ilgili son durum nedir?

Ülkemizde 1940'lı yıllarda her yıl bin kişiden 2-3'ü verem hastalığı nedeniyle ölüyordu. Özellikle yirminci yüzyılın üçüncü çeyreğinde yürütülen yoğun verem savaşı çabaları sonucunda durum değişmiştir. Tüberküloz artık önemli bir ölüm nedeni değildir.

Türkiye'de nüfusun %10’a yakınının tüberküloz basili ile enfekte olduğu (latent tüberküloz enfeksiyonu) yani vücutlarında henüz hastalık oluşturmamış verem mikrobunun olduğu hesaplanmaktadır. Bu insanların yaklaşık yüzde onu yaşamlarının bir döneminde verem hastası olacaklardır.

Türkiye’de verem savaşı dispanserlerinde kayıtlı hasta sayısı her yıl azalmaktadır: 2005 yılında 20.535 iken 2017 yılında 12.046’dır. Verem hastaları ilaçlarını verem savaşı dispanserinden almaktadırlar. Bu nedenle hastaların tamamına yakınının verem savaşı dispanserlerinde kayıtlı olduğu kabul edilmektedir. Tüberküloz hasta sayılarının nüfusa oranı, sanayileşmiş ülkelerde yüzbinde 10’un altında iken; Asya ülkelerinde yüzbinde 100'den, Afrika'da sahra güneyi ülkelerde ise yüzbinde 300'den fazladır. Ülkemizde ise kayıtlı hastalar yüzbinde 15'dir.

Ülkemizde son yıllarda yabancı ülke doğumlu insanların sayısı arttığı için yabancı ülke doğumlu verem hastalarının da sayısı artmaktadır. Verem hastalarının ülkemizdeki kayıtlara göre sayıları, 2017 kayıtlarında Türkiye doğumlularda 10.939, Suriye doğumlularda 587, diğer ülke doğumlularda 520’dir ve toplamı 12.046’dır. Düzensiz ve hatalı tedaviler yüzünden ilaca dirençli verem hastaları ortaya çıkmaktadır ve ülkemizde sayıları az olmakla birlikte dirençli verem hastaları da vardır.

Kaynaklar:

Centers for Disease Control and Prevention, Tuberculosis. https://www.cdc.gov/tb/default.htm

Türkiye Ulusal Verem Savaşı Dernekleri Fedrasyonu. http://www.verem.org.tr/index.php

Quantiferon-TB Gold Plus; FAQs for Health Professionals. https://www.quantiferon.com/us/products/quantiferon-tb-gold-plus-us/provider-resources/provider-faq/

Her hakkı saklıdır © DÜZEN SAĞLIK GRUBU POLİKLİNİĞİ
Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Mah. 2858. Sok. No: 3 Çayyolu/ANKARA Tel: (0312) 240 02 22 Faks: (0312) 240 07 72