Bu hafta, hava gibi virüslerin de kafası karışık. Bir kısmı çok bir kısmı az ama hepsi dolaşımda. Bir süredir dünya genelinde dolaşımda olan COVID-19 varyantları (her ne kadar biz alt tiplendirme yapmasak da) ülkemizde de görülmeye başladılar.
- XFG, dünya genelinde en yaygın varyant ve vakaların yaklaşık %43-45'ini oluşturuyor.
- 3.2 (Cicada)"Ağustosböceği" takma adıyla bilinen varyant mutasyon sayısının fazlalığı nedeniyle yakından takip ediliyor ve giderek sayısı artıyor.
- 1.8.1 (Nimbus):Özellikle İngiltere ve Avrupa'nın bazı bölgelerinde yaygın olan varyant.
Şu anki varyantların belirtileri önceki Omicron türevlerine çok benziyor: üst solunum yollarını etkiliyor. En sık
- Şiddetli veya keskin boğaz ağrısı
- Burun tıkanıklığı veya akıntısı
- Kuru öksürük ve halsizlik
- Hafif ateş veya titremeye neden olurlar.
Bu varyantların (özellikle Cicada'nın) daha şiddetli hastalığa yol açtığına dair şu an için bir kanıt yok, ancak bağışıklıktan kaçma potansiyelleri daha yüksek. Bu da hızlı yayılmalarına bir açıklama olabilir.
Ve elbette COVID-19 yalnız değil, HCoV-NL63 (İnsan Koronavirüsü NL63), RSV (respiratuar sinsityal virüs) ve elbette Rhino/enterovirüs de dolaşımda.
HCoV-NL63 genellikle "soğuk algınlığı" semptomlarına neden olan eski bir koronavirüs türüdür. 2004 yılında Hollanda'da bir bebekte tespit edilmesine rağmen, yapılan genetik araştırmalar bu virüsün yaklaşık 1000 yıldır insanların arasında dolaştığını göstermektedir. Özellikle küçük çocukları, yaşlıları ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişileri etkiler. En çok kış ve erken ilkbahar aylarını sever. Hafif seyredebilir; ancak bazen daha ciddi alt solunum yolu hastalıklarına yol açabilir. Vakaların yaklaşık yarısında influenza (grip) veya RSV gibi diğer solunum yolu virüsleriyle birlikte görülür (ko-enfeksiyon).
RSV (Respiratuvar Sinsityal Virüs) ise özellikle bebeklerde ve küçük çocuklarda solunum yolu enfeksiyonuna neden olan yaygın ve oldukça bulaşıcı bir virüstür. Yetişkinlerde genellikle hafif seyreder ve soğuk algınlığı belirtileri gösterse de bebeklerde, yaşlılarda ve bağışıklığı zayıf kişilerde bronşiolit veya zatürre gibi ciddi alt solunum yolu enfeksiyonlarına yol açabilir. Bu nedenle sıkı bir şekilde takip edilmeleri gerekir. Sonbaharın sonlarında başlar, kışın (Ocak-Şubat) zirve yapar ve nisan ayına kadar devam eder.
Tabi bu arada yine dolaşımda olan Metapneumovirus (hMPV) da RSV’ye çok benzeyen bir tabloya neden olmaktadır.
Birbirine çok benzeyen tüm bu virüslerin tanısını sadece semptomlarla koymak mümkün değildir. Bu nedenle bu amaçla kullanılan üst solunum yolu enfeksiyon panelleri kullanılabilir.
‘Virüsün ne önemi var, hepsinde aynı şeyi yapmıyor muyuz?’ diye sorabilirsiniz. Evet, temelde aynı şeyleri uygulasak da bazı virüslerin farklı şekilde izlenmesi gerektiğini ve hatta tedavilerinde farklı uygulamalar yapılabileceğini hatırlatmak isterim. Örneğin RSV, özellikle bebeklerde ve yaşlılarda çok sıkı takip edilmeli ve gerekirse hastanede tedavi edilmelidir. Yine COVID-19 hastalarının olası tromboembolik (kan pıhtılaşması) riski nedeniyle d-dimer ile takibi ve hatta belki tedavi düzenlenmesi gerekebilir.
Uzm. Dr. Tutku Taşkınoğlu