Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) üst düzey yetkilisi, salı günü yaptığı açıklamada, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda'da görülen Ebola virüsü salgınında şüpheli vaka sayısının 500'ü aştığını belirtti. DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, yaptığı açıklamada, şüpheli vakalardan 130 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), teyit edilen birkaç düzine vaka arasında, hafta sonu semptom geliştirdikten sonra testi pozitif çıkan ve Almanya'ya nakledilen bir Amerikalının da bulunduğunu açıkladı. Kuruma göre, temaslı 6 Amerikalı daha virüse maruz kaldı ve onlar da Avrupa'ya naklediliyor. CDC, testi pozitif çıkan Amerikalının adını açıklamamış olsa da Hristiyan misyoner grubu Serge salgında hastaları tedavi eden 3 doktordan biri olduğunu söyledi.
DSÖ, salgının duyurulmasından sadece 2 gün sonra, aşısı veya tedavisi bulunmayan nadir bir Ebola virüs türünün neden olduğu küresel halk sağlığı acil durumu ilan etti. DSÖ'nün, salgının 15 Mayıs'ta Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) tarafından bildirilmesinden sadece 2 gün sonra küresel bir halk sağlığı acil durumu ilan etmesi, sahadaki durumun ciddi olduğunun bir işaretidir. DSÖ Genel Direktörünün, acil durum komitesinden görüş almadan uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan ettiği ilk salgın ve küresel mpox salgınından bu yana ilan edilen ilk yeni küresel halk sağlığı acil durumudur.
Peki, bulaşma riski bu kadar düşük olan bir virüs için neden küresel acil durum ilan edildi?
Bu salgın, Ebola virüsünün 1976'da Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde keşfedilmesinden bu yana ülkede yaşanan 17. salgınıdır ve bu sayı diğer tüm ülkelerinkinden daha fazladır. Uganda'nın da Ebola ile mücadele konusunda uzun bir geçmişi var, ancak bu salgının bazı yönleri, özellikle on yıl önce Batı Afrika salgınının sona ermesinden bu yana meydana gelen salgınlardan farklıdır.
Bu salgın, 2012'den beri salgına neden olmamış olan Bundibugyo ebolavirus adı verilen nadir bir Ebola virüsü türünü içeriyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'ne (CDC) göre virüs, ilk olarak 2007'de salgına neden olduğu Uganda'daki bölgenin adını almıştır. CDC'ye göre, en son keşfedilen Ebola virüsüdür ve yaklaşık %30'luk bir ölüm oranıyla ilişkilidir.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve diğer yerlerdeki salgınların çoğuna neden olan Ebola türü olan Zaire Ebola virüsünün aksine, onaylanmış bir aşı veya tedavisi bulunmamaktadır. Bu durum, Kongo Demokratik Cumhuriyeti de dahil olmak üzere modern Ebola salgınlarını durdurmaya yardımcı olan iki önemli aracı devre dışı bırakmaktadır. 2023 yılında The Journal of Infectious Diseases'de yayımlanan bir çalışmaya göre aday bir Ebola aşısı, Bundibugyo ebolavirus'a karşı da bir miktar koruma sağlayabiliyordu; ancak çalışma insanlar değil, makaklar üzerinde yapılmıştı. DSÖ danışma grubunun salgında aşıların olası kullanımını görüşmek üzere toplanacağını, ancak aşıların "kullanıma hazır hale gelmesi’’ 2 ay sürecek gibi gözüküyor.
DSÖ, salgının yayılmasına dair "ciddi endişe uyandıran" başka faktörlere de dikkat çekti. Salgın, son birkaç ayda silahlı çatışmaların tırmandığı ve 100.000'den fazla kişinin yerinden edilmesine yol açan, istikrarsız bir bölgede meydana geldi. Bu bölge aynı zamanda madencilik bölgesi ve nüfus hareketliliği yüksek, bu nedenle salgının daha da yayılma riski artırıyor.
- Ebola vakalarının görüldüğü bir bölgedeyseniz, size verilen tüm talimatlara uyun.
- Ellerinizi sık sık sabun ve suyla yıkayın. Ya da sık sık alkollü el dezenfektanı kullanın.
- Ellerinizle gözlerinize, burnunuza veya ağzınıza dokunmayın. Eğer dokunmanız gerekiyorsa, önce ellerinizi yıkayın.
- Vücudunuzdaki kesikleri, sıyrıkları veya diğer yaraları kapatın.
- Ebola hastası bir kişinin vücut sıvılarına dokunmayın.
- Ebola hastası bir kişinin çarşaflarına, kıyafetlerine, havlularına, tıbbi malzemelerine veya kişisel eşyalarına dokunmayın.
Uzm. Dr. Tutku Taşkınoğlu