Yaz, daha uzun günler, açık hava aktiviteleri ve bol güneş ışığı getirir. Ancak sıcaklığın yanı sıra, bu mevsim bazı sağlık sorunlarının daha yaygın hale geldiği koşulları da yaratır. Yüksek sıcaklıklar, aşırı terleme, susuzluk, kirlenmiş yiyecekler ve artan güneş ışığına maruz kalma vücudu farklı şekillerde etkileyebilir. Mide enfeksiyonlarından cilt problemlerine ve ciddi sıcağa bağlı rahatsızlıklara kadar, yaz mevsiminde sık görülen hastalıklar gerekli önlemler alınmadığı takdirde günlük yaşamı olumsuz etkileyebilir. Yürüyüş, kamp, piknik, bahçe ile uğraşmak gibi aktiviteler bazı enfeksiyonlara yol açabileceğinden, herkesin yazın dikkat etmesi gerekir. Soğuk algınlığı da yaygın görülse de bu aylarda diğer bulaşıcı hastalıklar daha baskın ve endişe vericidir; kene ve sivrisinek ısırıklarıyla bulaşan enfeksiyonlar ve gıda zehirlenmeleri…İyi haber şu ki, yaz hastalıklarının çoğu basit yaşam tarzı değişiklikleriyle ve farkındalıkla önlenebilir.
Bu hastalıklar, grip benzeri semptomlar veya sindirim sorunları ile başlayıp nadir de olsa sinir sistemi (nörolojik) problemlerine neden olabilirler. Aslında çoğu zaman sadece dinlenmek ve takip etmek gereken hastalıklar olmalarına rağmen, bazen antibiyotik ihtiyacı duyulabilir. Bu nedenle enfekte olmuş olabileceğinden şüphelenildiğinde bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına danışılması gerekir.
Yaz aylarında sık görülen bu bulaşıcı hastalıkları anlamanın anahtarı, bunların nereden kaynaklandığını ve nasıl bulaştığını bilmektir.
Keneler kanla beslenir ve eğer ehrlichiosis, anaplasmosis veya Lyme gibi bir hastalık etkeni taşıyorlarsa (genellikle enfekte bir hayvanı ısırarak etkeni alırlar), bu bakteriyel enfeksiyonları insanlara bulaştırabilirler. Bir kene insanı ısırdığında, tükürüğü konakçının derisinden vücuda girer ve özellikle kene 24 saatten fazla yapışık kalırsa enfeksiyon bulaştırabilir. Aynı şekilde sivrisinekler, daha önce enfekte bir hayvandan hastalığı kapmışlarsa, tek ve hızlı bir ısırıkla Batı Nil virüsü veya sıtma bulaştırabilirler.
Keneler ve sivrisinekler sıcak aylarda çok daha aktiftir; bu nedenle insanlar yaz aylarında çok daha sık görülür. Keneler, özellikle çalılıkların uzun olduğu ağaçlık veya çimenlik alanlarda bulunurlar. Sivrisinekler, büyüyen veya kesilmiş bitki örtüsünde, oyuk kütüklerde veya brandaların altında yaşar ve yumurtalarını durgun suya bırakır.
Gıda zehirlenmeleri ise uygunsuz pişirme veya saklama koşulları nedeniyle bakterilerin üreyip yiyecekleri kontamine etmesiyle ortaya çıkar. Bu durum, mutfak aletlerinin bulunmadığı açık hava ortamlarında (piknikler, kamplar) daha sık görülür. Salmonella gibi bakterinin kendisi veya botulizmde olduğu gibi bakterinin ürettiği bir toksin hastalığa neden olabilir.
Sıcak havalarda yapılan kalabalık etkinlikler, virüs enfeksiyonlarının yayılmasına katkıda bulunabilir. Virüsler solunum yolu enfeksiyonlarına (enterovirüsler) veya gastroenteritlere (enterovirüsler, norovirüsler, rotavirüs) neden olabilir. Yaz aylarında en sık görülen enfeksiyon grubu enterovirüsler, rinovirüs, poliovirüs, coxsackievirüs ve ekovirüs gibi birçok virüsü içeren geniş bir ailedir.
Bulaşıcı Hastalıklardan Korunmak İçin En Önemli İpuçları
- Sivrisinek ve kene ısırıklarından kaçının. Böcek kovucu kullanmak ve dışarıda uzun pantolon ve uzun kollu açık renkli kıyafetler giymek ısırık riskini azaltmaya yardımcı olur.
- Kene ısırıklarından korunmak için dışarıdayken pantolonunuzun paçalarını ayakkabılarınızın veya çoraplarınızın içine sokun ve eve döndükten sonra vücudunuzu kontrol edin. Keneler küçüktür ve ısırıkları acı vermez; bu yüzden onları gözden kaçırabilirsiniz. Saçlı deri de dahil olmak üzere kontrol edilmelidir.
- Sivrisinek ısırıklarından korunmak için gece dışarıda daha az zaman geçirin.
- Yaz aylarında gıda zehirlenmesi riskini azaltmak için: mümkün olduğunca taze hazırlanmış yiyecekleri tercih edin, meyve ve sebzeleri yemeden önce iyice yıkayın.
- Temiz ve güvenli su için.
- Yiyeceklerin doğru şekilde pişirilmesi ve saklanmasına dikkat edin. Pişmiş yemekleri uzun süre oda sıcaklığında bırakmaktan kaçının. Piknikte veya kamp alanındaysanız, uzun süre dışarıda bekletilmiş ya da buzdolabında çok uzun süre kalmış hiçbir şeyi yemeyin. Yiyecekleri yeterince yüksek bir sıcaklığa kadar ısıtmak yardımcı olabilir; çünkü çoğu bakteri ısı ile ölür, ancak bazı toksinler ölmez.
- Hijyen kurallarına uyun. Hastalığı olan kişilerden uzak durun ve ellerinizi sık sık ve iyice yıkayın.
- İnsanların bir araya geldiği her yerde, mesafeyi korumak ve maske takmak virüslerin bulaşmasını önlemeye yardımcı olabilir.
Yaz Aylarında Sık Görülen Enfeksiyonların Belirtileri
Yaz aylarında görülen enfeksiyonlarla ilgili belirtileri herkesin bilmesi önemlidir, çünkü bu, ne zaman doktora gidilmesi gerektiği konusunda fikir verir.
Ehrlichiosis/anaplazmoz, enterovirüs ve Batı Nil virüsü, baş ve kas ağrıları, titreme ve ateş gibi grip benzeri semptomlara neden olurlar; bu semptomlar genellikle sağlıklı kişilerde hafif seyreder. Ehrlichiosis/anaplazmozun diğer hafif semptomlara ek olarak döküntü yapabildiğini ve enterovirüslerin de çeşitli döküntülere veya kabarcıklara neden olabildiğini belirtmek gerekir. Bağışıklık sistemi sorunları olan yaşlı kişilerde nörolojik semptomlara (ateş, zatürre, nöbet veya koma) neden olabilir.
Türkiye’de kene ile bulaşma riski olan hastalıklar;
- Kırım-Kongo kanamalı ateşi esasen Orta Anadolu’nun kırsal, yüksek rakımlı kesimlerinde (Sivas, Tokat, Çorum ve Erzurum dahil) endemiktir. Hayvancılık, tarımsal işler ve ormanlık alanlarda piknik yapma ile yakından ilişkilidir. Hyalomma keneleri aracılığıyla bulaşır.
- Lyme Hastalığı ise Ixodes keneleri tarafından bulaştırılan Borrelia bakterilerinin enfeksiyonudur. En sık Karadeniz Bölgesi'nin yoğun ve nemli ormanlarında ve İstanbul'un bazı bölgelerinde görülür.
- Akdeniz Benekli Ateşi Rickettsia conorii bakterisinin neden olduğu ve kahverengi köpek kenesi tarafından taşınan bir hastalıktır, daha sıcak Akdeniz ve Ege kıyıları boyunca daha yaygındır.
Sivrisinek ve kum sineği kaynaklı hastalıklar ise
- Batı Nil Virüsü (WNV), yerli Culex sivrisinekleri tarafından bulaştırılır. İzmir, Manisa ve İstanbul çevresinde, sulak alanlar ve kıyı bölgelerinde yaygındır. Batı Nil virüsü, yorgunluk, hafıza sorunları, halsizlik, baş ağrısı, denge sorunları ve zatürre gibi belirtilere neden olabilir. Enfeksiyonların yaklaşık %80'i tamamen asemptomatiktir, ciddi sinir sistemi tutulumu yapabilir. Batı Nil virüsünde döküntü olması ciddi nörolojik semptomlar olmayacağının bir işareti olarak kabul edilir.
- İstilacı Sivrisinekler (Aedes albopictus), İstanbul'un bazı bölgelerinde ve nemli kıyı ovalarında popülasyonlar oluşturmuştur. Dang humması veya Chikungunya'nın bulaşması nadir olmakla birlikte, sıcak hava dalgaları sırasında yakından izlenmektedir.
- Kum sineği ateşi (Üç Günlük Ateş), sivrisinekler değil küçük Phlebotomus kum sinekleri tarafından bulaştırılır. Ani başlayan, son derece rahatsız edici 3 günlük ateşe, şiddetli kas ağrılarına, baş ağrısına ve yorgunluğa neden olur.
- Sıtma (malarya) dünyada en sık Sahraaltı Afrika ülkelerinde görülür. Türkiye'de Sağlık Bakanlığı'nın başarılı eliminasyon programları sayesinde 2010 yılından beri yerli sıtma vakası görülmemektedir. Türkiye'deki tüm vakalar, hastalığın yaygın olduğu ülkelere seyahat edip dönen kişilerdir.
Enterovirüsün şiddetli belirtileri arasında "şeytan pençesi" olarak da adlandırılan, zarar vermeyen göğüs ağrısı (plörodini), kalp iltihabı, menenjit veya ensefalit yer alabilir. Bu virüs özellikle gebeliğin son dönemlerinde tehlikelidir. Çünkü doğum sırasında hastalığı taşıyan bir kadın bunu bebeğine bulaştırabilir ve yenidoğanda enfeksiyon ağır seyredebilir.
Gıda zehirlenmesi, mide bulantısı, kusma ve ishal gibi sindirim sistemi rahatsızlıklarına, bazen de ateşe ve ardından dehidrasyona yol açtığı için birçok kişi tarafından korkulan bir durumdur. Nörolojik belirtiler de mümkündür, ancak nadirdir.
Hepimizin yazın en çok korktuğu hastalık olan Lyme hastalığının belirtileri üç aşamada ortaya çıkar. İlk aşama genellikle kenenin ısırdığı yerde başlayan ve kırmızı, boğa gözü şeklinde bir halkaya benzeyen bir döküntüdür; buna grip benzeri semptomlar da eşlik eder. İkinci evrede ise unutkanlık, konsantrasyon sorunları, baş dönmesi, uzuvlarda güçsüzlük, kalp ritmi bozuklukları ve artrit gibi uzun süreli semptomlar görülebilir. Üçüncü aşama hastalığın kronikleşmesidir. Kronik Lyme hastalığı, kronik yorgunluk ve bazen nörolojik belirtilerle kendini gösterebilir; ancak bu aşama çok nadiren görülür. Tedavi edilmeyen Lyme hastalığı ölümcül değildir, ancak yaşamı olumsuz etkileyebilir.
Uzm. Dr. Tutku Taşkınoğlu