Grip yine bildiğini okuyor; tahmin edilemezliğini bir kez daha sahneye koyuyor. Bu yıl ise alışılmışın aksine, beklenenden çok daha erken aramıza katıldı. Normalde Ekim ya da Kasım'da artış görmeye başlardık. Üstelik bu sürpriz sadece bize özgü değil. İngiltere'den Japonya'ya, Kuzey Yarımküre'nin dört bir yanında grip vakaları erkenden yükselişe geçti. Şimdi hep birlikte bu erken gelişin nedenini çözmeye çalışıyoruz.
Güney Yarımküre’nin virüs mevsimi, Kuzey Yarımküre’ninkinden birkaç ay önce başlar; çünkü onların kışı bizim yazımızdır. Bu nedenle güneyde hava koşullarını ve virüslerin nasıl ve ne zaman ortaya çıktığını incelemek, kuzeyde grip için ne bekleyeceğimize dair ipuçları bulmamızı sağlar.
Peki, Güney Yarımküre'de bu yaz neler yaşandı?
Bu yıl grip salgınının başlangıcı adeta bir sis perdesinin ardında gizlendi. Arjantin'de salgın üç hafta erken başlarken, Şili ve Güney Afrika'da işler olağan seyrinde ilerledi. Avustralya, Yeni Zelanda ve Fiji'de sezon başı sessizdi; fakat Ağustos ve Eylül'de aniden beklenmedik bir patlama yaşandı.
Gribin Pasifik'e geç ulaşmasının nedeni, geçen yıl ortalığı karıştıran yeni bir suş (K alt soyu) olabilir. Mesela Avustralya'da 2025 yılı, tarihin en kötü grip sezonu olarak kayıtlara geçti ve sezon Noel'den hemen önce zirve yaptı. Bu nedenle grip bağışıklığı azaldı ve bu yıl sezonun geç başlamasına neden oldu.
Bu yaz, birçok bölgede grip mevsimi adeta bir fırtına gibi esti. Güney Amerika'nın bazı bölgelerinde grip adeta bir kasırga gibi etkili oldu. Arjantin'de ise, erken başlangıcın da etkisiyle, son on yılın en yüksek grip benzeri vaka sayısı kaydedildi; mayıs sonunda ayakta tedavi gören hastalarda grip testi pozitifliği %45'i aştı. Kısacası, grip bu yıl dünyanın dört bir yanında alışılmadık ve şaşırtıcı bir rota izliyor.
Peki, bu tablo bizi zorlu bir sezonun beklediği anlamına mı geliyor? Kesin bir şey söylemek zor. Yine de biz, her zamankinden daha dikkatli bir şekilde gelişmeleri izliyoruz. Bu dönemde sadece aşıya güvenmek yerine, elleri sık sık ve en az 20 saniye boyunca sabunla yıkamak, kalabalık ortamlardan uzak durmak, toplu taşıma ya da kapalı alanlarda maske takmak gibi basit ama etkili önlemler de oldukça önemli. Bu küçük adımlar, gripten ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarından korunmada önemli bir rol oynayabilir.
Sizin için net bir anlamı var: Grip aşınızı ihmal etmeyin. Özellikle 65 yaş üstü bireyler, kronik hastalığı olanlar (kalp-damar, akciğer, böbrek veya şeker hastalığı gibi), hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf olanlar için grip aşısı çok daha önemli. Eğer kendiniz veya yakınlarınız bu risk gruplarından birindeyse, mutlaka aşıyı ihmal etmeyin. Normalde Ekim ayında aşı önerirdik, fakat bu yıl maksimum koruma için tavsiyemizi öne çektik ve uyarılarımızı geçen hafta paylaştık. Biz aşımızı olduk, size de gönül rahatlığıyla öneriyorum.
Bu arada Covid-19 vakaları da tek tük görülüyor. Eğer bu gidişat sürerse, bu kış geçen seneye göre daha çok Covid-19 göreceğiz. Yayılımın azalması ve bağışıklığın artmasıyla birlikte, ağır hastalık ve ölüm vakalarının azaldığını görüyoruz. Her yıl gripten kaynaklanan ölümlerden daha az olacak.
Grip aşısı hakkında kafaları karıştıran sorular
Grip mevsimiyle birlikte sosyal medyada ve günlük sohbetlerde yanlış bilgiler ve söylentiler de hızla yayılıyor. Market sırasında birinin size bu sorulardan birini yöneltmesi an meselesi; nitekim ben de yaşadım. İşte en sık karşılaşılanlar:
"Grip aşısı bana grip bulaştırabilir."
Birçok insan bunu kişisel deneyimlerinden yola çıkarak düşünüyor, ancak biyolojik olarak imkânsız: aşı canlı bir virüs içermiyor. En olası neden ise tamamen şanssızlık: aşı olduktan sonra, koruma başlamadan önce (yaklaşık iki hafta içinde) gribe yakalanmak. Bu arada grip aşısının yan etkileri de az. Rastgele kontrollü çalışmalarda , grip aşısı olanlar ile plasebo alanlar arasındaki tek fark, enjeksiyon bölgesinde artan kol ağrısı ve kızarıklıktı.
"Aşıya ihtiyacım yok."
Gribi sıradan bir hastalık gibi görmek büyük bir yanılgı. Her yıl nüfusun yaklaşık %8'i (mevsime göre %3-11'i) gribe yakalanıyor. 2010'dan bu yana her yıl 120.000-710.000 kişi hastaneye yatıyor, 6.300-52.000 kişi ise hayatını kaybediyor. Eğer hasta olmak istemiyorsanız, en akıllıca yol aşı olmaktan geçiyor.
"Grip aşısının işe yaradığını düşünmüyorum."
Aşılar kusursuz olmasa da kesinlikle işe yarıyor. Her zaman enfeksiyonu tamamen engellemese de, özellikle ağır hastalıkları ve hastaneye yatışları önlemede oldukça etkili. İyi bir eşleşme olduğunda, etkinlik oranı genellikle %40-60 arasında değişiyor. 2017 yılında yapılan bir araştırma, çocuklarda grip aşısının ölüm riskini yarıya indirdiğini gösterdi.
"Geçen yıl grip aşısı oldum; bu yüzden kendimi koruyorum."
Ne yazık ki, grip aşısını her yıl tekrar yaptırmak gerekiyor. Grip virüsleri hızla değiştiği için aşılar da her sezon en yaygın suşlara göre güncelleniyor. Ayrıca, hem aşı hem de doğal bağışıklık zamanla azalıyor; en güçlü koruma için her yıl aşı olmalısınız. Grip aşısı için ideal zaman genellikle sonbahar başıdır, yani Eylül-Ekim aylarıdır. Ancak henüz aşı olmadıysanız, sezon başlamış olsa bile aşı yaptırmak hâlâ faydalıdır. Böylece korunmaya devam edebilirsiniz. Kararsız kalanlar için: Hâlâ geç değil; şimdi aşı olmanın önemli bir koruma sağlayacağını unutmayın.
Sonbaharın tadını doyasıya çıkarın, herkese bolca sağlıklı günler dilerim!
Uzm. Dr. Tutku Taşkınoğlu