Mide ve Bağırsak Enfeksiyonlarında Alışılmışın dışında bir etken Sapovirüs
Mide ve Bağırsak Enfeksiyonlarında Alışılmışın dışında bir etken Sapovirüs

Uzm. Dr. Tutku Taşkınoğlu

Kışın soğuk yüzünü hissetmeye başladığımız bu günlerde, solunum yolu enfeksiyonlarının yanı sıra ishal ve kusma ile seyreden mide-bağırsak enfeksiyonları da kapımızı çalıyor. Mevsim geçişlerinde ortaya çıkan mide bulantısı, kusma ve ishal genellikle norovirüs veya rotavirüs gibi bilinen virüslere bağlanır ve bu virüsler test edilir. Oysa bu şikâyetlerin ardında çoğu zaman akla gelmeyen ve yalnızca antijen testleri yapıldığında gözden kaçabilen bir suçlu daha var: sapovirüs. 

Bu üç mide-bağırsak virüsü, yaş gruplarına etkileri, belirtilerin şiddeti ve aşı imkânları açısından birbirinden ayrılır. Rotavirüs, özellikle süt çocuklarında yoğun ishal, ateş ve hastaneye yatış riskiyle öne çıkar; neyse ki bebeklikte yapılan rutin aşılarla büyük ölçüde kontrol altına alınabilir. Norovirüs ve Sapovirüs ise aynı virüs ailesinin iki yaramaz çocuğu gibidir. Aşıları olmayan bu virüslerden Norovirüs, her yaşta aniden başlayan fışkırır tarzda kusmalara ve salgınlara yol açarken, Sapovirüs daha çok okul öncesi çocuklarda görülür ve genellikle daha hafif seyreder. Üçünde de alkol bazlı el dezenfektanları tek başına yeterli değildir; elleri su ve sabunla yıkamak en etkili korunma yöntemidir.

Sapovirüs, adeta gölgelerde pusuda bekleyen sinsi ve bulaşıcı bir virüstür. 1970’lerde Japonya’nın Sapporo kentindeki bir yetimhanede patlak veren bir salgınla keşfedilmiş ve adını da bu olaydan almıştır. Her yaştan insanı etkileyebilse de, bebekler, küçük çocuklar, yaşlılar ve bağışıklığı zayıf olanlarda etkisi çok daha belirgin ve şiddetlidir.

Sapovirüs o kadar bulaşıcıdır ki çok az sayıda virüs bile enfeksiyona yol açabilir. Bulaşma yolu ise fekal-oral yoldur.

  • Virüsü taşıyan bireyin dışkı veya kusmuk partikülleriyle temas etmiş ellerin ağza götürülmesi.
  • Virüs bulaşmış içme suyu, iyi yıkanmamış sebze ve meyveler ya da çiğ/az pişmiş kabuklu deniz ürünleri tüketilmesiyle
  • Kapı kolları, oyuncaklar, tezgahlar ve musluk başlıkları gibi ortak yüzeylere dokunduktan sonra elleri yıkamadığımızda
  • Kreşler, okullar, huzurevleri, kışlalar ve hastaneler gibi toplu alanlarda kişiden kişiye doğrudan bulaşabilir.

Virüs bulaştıktan 1-4 gün içinde şikâyetler başlar:

  • Şiddetli bulantı ve kusma
  • Sulu ve kansız ishal
  • Karın krampları ve karın ağrısı
  • Hafif veya orta dereceli ateş
  • Halsizlik, baş ve kas ağrıları

Çoğu sağlıklı kişi için hastalık yaklaşık 1 hafta sürer. Ancak aşağıdaki durumlardan biri gelişirse mutlaka bir doktora başvurulmalıdır:

  • Yüksek ateş (38,5°C ve üzeri)
  • 24 saatten uzun süre, sürekli kusma
  • Ağız kuruluğu, gözyaşının azalması, ciltte kuruluk gibi ciddi sıvı kaybı belirtileri
  • İdrar yapamama veya çok az idrara çıkma
  • Halsizlik ve bilinç bulanıklığı
  • Dışkıda kan görülmesi
  • Şiddetli sıvı kaybı olursa, özellikle küçük çocuklar ve yaşlılar için tıbbi yardım gerekebilir.

Sapovirüs, bir virüs olduğu için antibiyotikler işe yaramaz. Bu virüse karşı ne antiviral ilaç ne de aşı vardır. Tedavinin temel amacı, vücudun kaybettiği sıvı ve mineralleri yerine koymaktır. Bol bol temiz su, ayran, açık çay ve çorba içmek gerekir. Ağır vakalarda oral rehidrasyon sıvıları kullanmak gerekebilir. Eczanelerde satılan hazır oral rehidrasyon tozları, tarifine uygun şekilde suyla karıştırılarak kullanılabilir. Eğer hazır çözeltiniz yoksa, evde 1 litre kaynatılıp soğutulmuş suya 6 çay kaşığı şeker ve 1 çay kaşığı tuz ekleyip karıştırarak kendi yaşam iksirinizi hazırlayabilirsiniz. Dinlenmek, yorucu aktivitelerden uzak durmak ve sindirimi kolay, hafif yiyecekler tüketmek iyileşme sürecini hızlandırır. Mideyi zorlayan yağlı, çok tuzlu veya baharatlı yiyeceklerden uzak durmak önemlidir.

Sapovirüsten korunmanın en etkili yolu, tıpkı diğer virüslerde olduğu gibi, elleri doğru şekilde yıkamaktır. Unutmayın, alkol bazlı el dezenfektanları bu virüslere karşı sabun kadar etkili olmayabilir.

 

  • Yemek hazırlamadan önce, yemekten önce ve tuvalet sonrası ellerinizi en az 20 saniye boyunca bol su ve sabunla yıkayın.
  • Sebze ve meyveleri yemeden önce bol suyla yıkayın,
  • Deniz ürünlerini iyice pişirmeden tüketmeyin.

Evde hasta biri varsa, virüsün diğer aile bireylerine yayılma riskini azaltmak için.

  • Havlu ve kişisel eşyalarınızı, hatta tuvaletinizi ayırın.
  • Ortak alanlarda (banyo, tuvalet, mutfak) temizlik sıklığını artırın; sık kullanılan kapı kolları, lavabo ve musluk başlıklarını düzenli olarak çamaşır suyu içeren dezenfektanlarla temizleyin.
  • Çarşaf, nevresim ve havluları mümkünse yüksek sıcaklıkta yıkayın.
  • Hasta odasını sık sık havalandırın.

Hastalar belirtileri tamamen geçtikten sonra bile bulaşıcı olabilirler. Sapovirüs enfeksiyonunda kişi, ilk belirtilerin başlamasından itibaren ve iyileştikten sonraki 2 gün boyunca bulaşıcı kabul edilir. Bu nedenle, belirtileri geçse bile en az 48 saat boyunca işe, okula veya kreşe gitmemesi, olası salgınların önüne geçmek için önemlidir.

Norovirüs

Sapovirüs

Rotavirüs

Caliciviridae

Caliciviridae

Reoviridae

Her yaş grubu

5 yaş altı çocuklar ve yaşlılar

Bebekler ve 2 yaş altı çocuklar

Ani fışkırır tarzda kusma, sulu ishal

Kusma ve sulu ishal (daha ılımlı)

Şiddetli sulu ishal, yüksek ateş, kusma

Çok ani ve şiddetli başlar, kısa sürer (1-3 gün)

Hafif-orta şiddetli, 2-7 gün sürer

Ciddi dehidrasyona neden olur hastaneye yatış riski yüksektir

Toplu yerlerde ani ve yaygın salgınların bir numaralı etkeni

Norovirüsün yakın akrabası, klinik seyri daha hafiftir.

Bebeklerde en ağır sıvı kaybına yol açan virüs; aşı ile önlenebilir.

Aşısı yok

Aşısı yok

Aşısı var (ağızdan uygulanan aşı)

Her hakkı saklıdır © DÜZEN SAĞLIK GRUBU POLİKLİNİĞİ
Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Mah. 2400 Cad. No: 2 Çayyolu-Çankaya/ANKARA Tel: (0312) 240 02 22 Faks: (0312) 240 07 72